Cem Arslan Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'nin konuğu oldu!

Efsane radyocu Cem Arslan tv100'de Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'nin konuğuydu.

Cem Arslan Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'nin konuğu oldu!

Şükrü Dudu ile Berber Muhabbeti'nin bu haftaki konuğu ünlü radyocu Cem Arslan'dı. Arslan, radyoculuk kariyerinin başladığı yıllardan dinleyicileriyle arasında olan iletişime, yayıncılık hayatı boyunca yaşadığı önemli anlara kadar düşüncelerini samimiyetle tv100 izleyicileriyle paylaştı. Arslan radyoda en çok çaldığı sanatçılar arasında Ebru Yaşar'ın bulunduğunu söyleyerek, "Ebru Yaşar'ı çok çalıyoruz. İnsanlar diyor ki "Torpil mi yapıyorsunuz?" diyor. Ne torpili? Ebru Yaşar'ın yaptığı eser, Dünya müzik platformlarında 500 milyonu aşan dinlenmeye sahip ender eserlerden bir tanesi olmuş. Ebru Yaşar'ı çaldığımız zaman da "Torpil mi var? Kıyak mı yapıyorsunuz?" diyorlar. Sanatçılardan birçoğu bizim arkadaşımız, eşimiz, dostumuz. Ama ortada bir gerçek var. Gerçek üzerinden devam ettiğin zaman hangi torpil? Bugüne kadar medya hep son derece hak etmeyen insanları hep servis etti. Şimdi gerçekten matematikten yola çıkarak bir şeyler yapıyorsun. Şimdi artık öyle palavra atamazsın." dedi.

 

Cem Arslan Berbet Koltuğu'nda

 

İşte Cem Arslan'ın programdaki açıklamalarından önemli satır başları:
"RADYOCULUK SON DERECE TESADÜFİ BAŞLADI"

Cem Arslan radyoculuk kariyerinin başlangıcını, "Radyoculuk son derece tesadüfi başladı çünkü radyoyu buldular bana verdiler. Benim 30. Senem bu sene. Bizim radyoculuğa başladığımız yıllarda üniversitelerde iletişim fakültesi diye bir yer bile yoktu. Yani medya dünyasında olmayı istesen bile bunun hayali bile hayaldi. Adeta sektör içine çekti bizi. 1992'de Atv'de başladım ben çalışmaya. Ben Atv'de başladığımda Atv'nin adı sabah televizyonu anlamına gelen Satel'di. 1994'de Kanal 6'ya geçtik. Kanal 6'Da Nilgün ile Cevdet vardı sabah programlarının atası diyebileceğimiz. Nilgün dedi ki "Gel senle radyo programı yapalım. Senin ses tonun, muhabbetin güzel" Ben de dedim ki "Ne radyosu biz ne anlarız radyodan." İl başladığımız günde Okan Bayülgen konuğumuzdu." ifadeleriyle aktardı.

"12 YIL TELEVİZYON PROGRAMI YAPTIM"

Radyoculuğa başladığında eskilerden birçok ismin olduğunu ve şuan birlikte yayıncılık yaptıklarını aktaran Arslan, "Okan Bayülgen var, Cem Ceminay var, Kadir Çöpdemir var, Beyazıt Öztürk var. Bazen söylerler ya "Radyocular televizyonda olmadı" diye. Ama mesela Beyazıt Öztürk radyo kökenli, Okan Bayülgen radyocu, Cem Davran radyocu, Meltem Cumbul radyocu, Kadir Çöpdemir radyoculuğun en baba isimlerinden bir tanesi. Hem dizi oyuncusu hem program sunucusu. Kadir Çöpdemir zaten radyonun en önemli adamlarından bir tanesi. Hala buna rağmen diyorlar ki "Televizyoncular radyodan beslenemiyorlar, radyocular ekranda olmuyor. Ben 12 sene televizyon programı yaptım zaten. Ben kitap da yazdım, televizyon programı da sundum." dedi.

"İYİ BİR FENERBAHÇELİYİM AMA FENERBAHÇELİ OLMAYANLARIN DA SEVDİĞİ NOKTADAYIM"

Büyük fanları arasında Fenerbahçelilerin olduğunu söyleyen Dudu'nun sözlerinin ardından Cem Arslan, "Fenerbahçeliyim. Fenerbahçe'yi seviyorum. Renklerimi seviyorum. İyi gününde kötü gününde her zaman yanında oluyorum. Ama biz artıları da eksileri de konuşan bir insan olduğumuz için Fenerbahçeli olmayanların da sevdiği noktadayım. O yüzden yayıncı ve Fenerbahçeli olmanın getirdiği bir rüzgarı estirmiyoruz. Ne söylenmesi gerekiyorsa onu söylüyoruz." yanıtını verdi.

"HERKES ERKEK BIÇAKLAR, BENİ KADIN BIÇAKLADI"

Cem Arslan hayranı tarafından bıçaklandığını acı olayın da detaylarını aktaran Arslan, "Beni hayranımın vurduğu söyleniyor ama o işin altı biraz daha karışık. Sadece hayranı olan bir şizofreni hastası kadın geldi, bıçakladı, gitti diye basit değil. Ama kayıtlara öyle geçti. Herkesi erkek bıçaklar, beni kadın bıçakladı. Ondan da perişan olduk. Çünkü benim annem bile "Oğlum aranızda bir şey mi var?" diyor. Bir kadın tarafından bıçaklandığın zaman "Bir aşk hikayesi var. Bir mevzu var" gibi kurguladı." İfadelerini kullandı.

"BENDE BENDEN BÖYLE BİR KİTABI BEKLEMİYORDUM"

Ünlü radyocu Cem Arslan, kitabını hemen yazıp 6 ayda verme planında olduğunu ancak işlerin düşündüğü gibi gitmediğini söyleyerek, "Kitap işi öyle bir iş ki. Ben dedim ki "Zaten kitap benim kafamda yani yazdım bitirdim" dedim. "Hemen yazarım 6 ayda teslim ederim. İşte bende en kaba 1 senede çıkar dedim. 6 yıl sürdü. 6 yıllık ne var? Dersen gerçekten güzel bir kitap oldu. Bende benden beklemiyordum böyle bir kitabı. Radyocu kitap yazdı denilince hep yayın anıları, yayında başına gelen ilginç şeyler gibi algılanıyor ama öyle olmadı. Bu biraz benim hayatım, biraz yaşarken edindiğim intibalar. Köyden kente göçü anlatıyor." Dedi.

"RADYO HİÇBİR ZAMAN CİHAZDAKİ İNSAN DEĞİL"

Şükrü Dudu'nun kendisinin Cem Arslan'ın fanı olduğunu ve 2000 doğumlu oğlu ile 2003 doğumlu kızını da okula götürüp getirirken radyoda Cem Arslan'ı açtığında kızı Hazal'ın "Baba yine Cem abiyi mi açtın. Müzik biraz daha fazla olsun" cümlelerini kurduğunu söyleyen Dudu'ya Cem Arslan, "O çok konuşuluyor. Biz şarkıların üstüne konuştuğumuzda diyorlar ki "Şarkıyı mahvediyor, şarkıyı dinleyemiyoruz" diye. Oradaki ruh başka bir şey. Oradaki mesaj başka bir şey. Radyo hiçbir zaman cihazdaki insan değil." yanıtını verdi.

"BÜYÜMEK İSTİYORUZ AMA BÜYÜKŞEHİR'İN ALTIN TEPSİDE SUNDUĞU İMKANLARDAN NEDEN YARARLANMIYORUZ"

Kendisini geliştirmek, yeniliklere açık, büyümek isteyen insanlar için büyükşehirlerin önemli fırsatlar sunduğunu söyleyen Arslan, "Hem büyümek istiyoruz ama Büyükşehir'in altın tepside sunduğu imkanlardan neden yararlanmıyoruz? Türkiye eski Türkiye değil. Mesela bağlama çalmak istiyorsun, halk eğitim merkezlerinde, sivil kuruluşlarında, belediyelerde, valiliklerde ücretsiz kurslar var. Bir sürü kurs var sen yeter ki bir şeyleri öğrenmek iste." Dedi.

"ÇOBANLIK MESLEĞİNİN ÜNİVERSİTELERDE FAKÜLTESİ OLMASI LAZIM"

Geleneksel ve eski gözüyle bakılan mesleklerden çobanlıkta da eğitimli çobana ihtiyaç olunduğunu söyleyen Cem Arslan, "Türkiye gibi bir yerde Çobanlık mesleğinin Üniversitelerde fakültesi olması lazım. Çobana ihtiyacımız var ama eğitimli çobana ihtiyacımız var. Mesela bana göre böyle bir bölüm olması lazım, İngilizcesi falan da olup hayvancılıkla ilgilenmesi lazım. Çünkü hayvancılıkla ilişkisi çoban olarak başlayan bir kişi kendini geliştirip bunun ilmini irfanını öğrenip, lisanını da tamamlayıp Uluslararası hayvancılık ticaretinde söz sahibi olması lazım. Ama bazıları diyor ki "Çobanlığın, berberliğin okulu mu olur?" Olur abi niye olmuyor?" şeklinde konuştu.

"1994'DE DAHİ RADYO BİTTİ DEDİLER, PODCAST DENİLEN ŞEY DE RADYO"

Dijital platformlarla birlikte geleneksel medya araçlarının popülerliğinin azaldığı yönündeki tartışmalara Arslan, "1994'de başladım 2024 oldu. 1994'de başladığımda da radyo bitti dediler. Biz ilk önce kasetlerle başladık dediler ki "CD çıktı radyoyu kim ne yapsın." CD bitti radyo devam ediyor. Sonra dediler ki "Flash Memory çıktı radyoyu kim ne yapsın." Flash Memorylere eskiden müzik yükleniyordu şimdi sadece projeler yükleniyor. O bitti radyo devam ediyor. Sonra dediler ki "Winamp çıktı. O varken radyoyu kim ne yapsın" Winamp bitti radyo devam ediyor. Şimdi benim en güldüğüm "Radyo bitti Podcast var. Podcast varken radyoyu kim ne yapsın" diyorlar. Podcast ne? Podcast dediğin şeyde işitsel medyanın bir ürünü. Radyoda işitsel medyanın en baştaki ürünü. Podcast dediğin şey de radyo." İfadeleriyle yanıt verdi.

"GLOBAL MARKALAR HALA RADYOLARA SPONSOR"

Büyük markaların hala radyolara ciddi sponsorluklar verdiğini söyleyen Arslan, "Radyocu arkadaşlarımın, meslektaşlarımın sponsorlarına bir bakın hepsi global markalar. Global markayı bitmiş bir şey için kandıramazsın. Global markalar önünde raporlar olmasa, dinlenme oranları olmasa, radyonun bir ağırlığı, gerçeği olmasa global markalar o milyon dolarları bu sektöre yatırırlar mı?" şeklinde konuştu.

"ORTADA BİR GERÇEK VAR"

Cem Arslan radyoda en çok çaldığı sanatçılar arasında Ebru Yaşar'ın bulunduğunu söyleyerek, "Ebru Yaşar'ı çok çalıyoruz. İnsanlar diyor ki "Torpil mi yapıyorsunuz?" diyor. Ne torpili? Ebru Yaşar'ın yaptığı eser, Dünya müzik platformlarında 500 milyonu aşan ender eserlerden bir tanesi olmuş. Ebru Yaşar'ı çaldığımız zaman da "Torpil mi var? Kıyak mı yapıyorsunuz?" diyorlar. Sanatçılardan birçoğu bizim arkadaşımız, eşimiz, dostumuz. Ama ortada bir gerçek var. Gerçek üzerinden devam ettiğin zaman hangi torpil? Bugüne kadar medya hep son derece hak etmeyen insanları hep servis etti. Şimdi gerçekten matematikten yola çıkarak bir şeyler yapıyorsun. Şimdi artık öyle palavra atamazsın." dedi.

 

 

Yorumlar

Yorum Yaz


Yeni Kod Oluştur